Makale/Blog

Elektronik Paraya İlişkin Avrupa Birliği ve Türk Düzenlemeleri

Av. Abdüssamed Kahraman LL.M.1

ÖZET

Geçtiğimiz 40 yılda paralar kâğıt hallerinden yavaşça soyutlanarak dijitalleşmeye başlamıştır. Banka hesaplarındaki rakamlardan ibaret paralar elektronik kartlar aracılığıyla kullanılmaya başlanmıştır. Bu akımla beraber ortaya çıkan elektronik para da günümüze kadar işlerliğini artırmıştır. Elektronik para hususunu düzenlemek adına ülkemizde kısa zaman önce yasalaştırma çalışmaları yapılmış ve konuya ilişkin kanun, yönetmelik ve tebliğler çıkarılarak hukukî altyapı oluşturulmuştur. Makalenin amacı ülkemizdeki ve Avrupa’daki düzenlemeler bağlamında henüz yeni sayılabilecek elektronik para kavramını inceleyerek mahiyetini açıklamaktır.

Av. Abdüssamed Kahraman LL.M.1

ÖZET

Geçtiğimiz 40 yılda paralar kâğıt hallerinden yavaşça soyutlanarak dijitalleşmeye başlamıştır. Banka hesaplarındaki rakamlardan ibaret paralar elektronik kartlar aracılığıyla kullanılmaya başlanmıştır. Bu akımla beraber ortaya çıkan elektronik para da günümüze kadar işlerliğini artırmıştır. Elektronik para hususunu düzenlemek adına ülkemizde kısa zaman önce yasalaştırma çalışmaları yapılmış ve konuya ilişkin kanun, yönetmelik ve tebliğler çıkarılarak hukukî altyapı oluşturulmuştur. Makalenin amacı ülkemizdeki ve Avrupa’daki düzenlemeler bağlamında henüz yeni sayılabilecek elektronik para kavramını inceleyerek mahiyetini açıklamaktır.

Anahtar Kelimeler:Para, Elektronik Para, Ödeme Sistemleri

 

ABSTRACT

Couple of decades ago money have begun to digitalize. Money, which is no longer a concrete material but a number of digits on bank accounts, is used by electronic cards. Electronic money has emerged in this flow and got people’s interest in a short time. To regulate electronic money, legislation efforts has been started years ago and law, regulation, communiqués have been made and legal infrastructure of the concept have been constituted. Purpose of this article is to examine the relatively new concept of electronic money through both national legislations and European Union Directives.

Keywords:Money, Electronic Money, Payment Systems

 

 

Elektronik paranın ortaya çıkıp yaygınlaşması ve Avrupa’da kullanılmaya başlanmasıyla birlikte hukukî düzenleme hususu tartışılmaya başlandı. Bazı çevreler, henüz gelişimini tamamlamamış bir sistemin hukukî açıdan düzenlenmesi ile potansiyelinin zedelenebileceği, bu sebeple gelişiminin önleneceği endişesi ile hukukî düzenleme için erken olduğunu savundular2. Bununla birlikte hukukî düzenlemenin kavrama olumlu biçimde etki edeceği ve kullanımını artıracağını iddia edenler de mevcuttu. Amerikan uygulaması, hukukî düzenlemeyi erteleyerek sistemin gelişimine müdahale etmemek şeklinde olurken, Avrupa uygulaması ise sistemin düzenlenerek hukukî altyapısının ve güvenilirliğinin sağlanması şeklinde olmuştur.

Türkiye uygulaması ise hem pratikte hem de hukukî düzenleme açısından gerek Avrupa gerekse ABD uygulamalarını çok geriden takip etmektedir. Öncelikle bankaların sanal kart uygulamalarını bir kenara koyarsak, hukukî düzenleme öncesi herhangi bir elektronik para uygulamasından söz etmek mümkün değildir. Türkiye’de hukukî düzenlemeler, Avrupa Birliği Direktifleri örnek alınarak hazırlandığı halde bu direktiflerden çok sonra, ancak 2013 yılında gerçekleştirilmiştir.

I. HUKUKİ DÜZENLEMELERİN GENEL TANITIMI
Avrupa Birliği Düzenlemeleri
90’lı yıllarda Avrupa’da kullanılmaya başlanan elektronik para 2000 yılı itibariyle2000/46/EC numaralı AB direktifi iledüzenlemeye alınmıştır. 2009 yılındaki2009/110/EC numaralı AB direktifi ile2000 yılındaki2000/46/EC numaralı AB direktifiilga edilmiştir. Bu düzenlemelerde elektronik para gelişimine önayak olmak ve sistemi kontrol altında tutarak zafiyetleri önlemek çabası ön plandadır. Elektronik para uygulamaları Avrupa kadar yaygın olmayan ABD’de, düzenlemelerde bekle ve gör politikası hâkim olup ağır düzenlemelere girilmemiştir3. Bununla birlikte elektronik para, ABD’de gerek yerel gerek federal düzeyde bazı düzenlemelere tâbi tutulmuştur.

1994 yılında Elektronik Para Kurumu’nun (Electronic Money Institution-EMI) hazırladığı rapora göre yalnızca kredi kurumları elektronik para çıkarma yetkisine sahipti. 1994’te hazırlanan bu raporda merkez bankalarının elektronik para üzerindeki rolü de tartışılmış ve beş senaryo üzerinde durulmuştur. Bunlardan birincisi: Merkez Bankalarının elektronik paraya hiçbir şekilde müdahale etmemesi; ikincisi, ihraççı kurumlar üzerinde herhangi bir kısıtlama olmamakla beraber Merkez Bankalarının gözetiminde olmaları; üçüncüsü, Merkez Bankaların ihraççı kuruluşlar ile rekabet halinde kendi elektronik cüzdanlarını çıkararak mevcut altyapılarını bu sistemleri yaymak için kullanmaları; dördüncüsü, Merkez Bankalarının münhasıran elektronik para altyapısı sunması gerektiğidir. Son ve kabul edilen senaryo ise elektronik paranın kredi kuruluşları tarafından çıkarılması gerektiği ve bu kredi kuruluşlarının özellikle likidite bağlamında Merkez Bankalarınca denetlenmesi gerektiği şeklindedir. Diğer senaryolar gerek Merkez Bankalarına büyük sorumluluklar yüklemesi gerekse uzun vadede takibinin imkânsız hale gelmesi sebebiyle mantıksız bulunmuştur4.

Avrupa Birliği; düzenleme hususundaki politikasını, akıllı kart teknolojisindeki liderliğini elektronik para hususunda da korumak için ‘şeffaf düzenlemelerle hukukî çerçeveyi oturtarak gelişime önayak olmak’ olarak belirlemiştir5. Şu anda AB ülkelerinde elektronik para kullanımının diğer ülkelere nazaran daha yaygın olduğu göz önünde bulundurulduğunda, benimsenen politikanın olumlu sonuç verdiği düşünülebilir.

Elektronik para hususunda tüm AB ülkelerini kapsayan tek bir düzenlemenin varlığı iki açıdan önemlidir. Birincisi, farklı ulusal düzenlemeler elektronik paranın tam potansiyeline ulaşacak şekilde gelişmesini engelleyebilir. İkincisi, elektronik para kuruluşlarını denetleyen kuruluşların, daha üst kurumlarca denetlenmesi sağlanarak pratikte farklı uygulamaların önüne geçilebilir6. AB’de ilk olarak 2000/46/EC numaralı AB direktifi ile düzenleme altına alınan elektronik para hususu ardından 2005/60/EC ve 2006/48/EC numaralı AB direktifleri ile birkaç küçük noktada değiştirilmiş akabinde 2009/110/EC numaralı AB direktifi ile yeni baştan düzenlenmiştir.

2000/46/EC7
Avrupa Para Enstitüsü’nün hazırladığı rapora göre elektronik para ihracı yalnızca kredi kuruluşları tarafından yapılmalıdır. Çünkü bu; perakende ödeme sistemlerinin kontrol altında tutulmasını sağlayacak, kullanıcıları ihraççıların hatalarından koruyacak, bir para politikası üretmeyi kolaylaştıracak ve ihraççılar arasında adil rekabeti sağlayacaktır8. Bu bağlamda bu direktifte elektronik para kuruluşları da kredi kuruluşlarından sayılmışlardır9.

Direktifle getirilen düzenlemelerin ulusal kanunlara aktarılması çok hızlı gerçekleşmemiştir. Direktifin bazı konularda yeterince açıklık getirmediği veya sınırlayıcı olduğu düşünüldüğünden direktiflerin iç hukuka aktarılması zaman almıştır10. Yine direktif elektronik para kuruluşları açısından da yeterli ilgiyi görmemiştir. Yalnızca birkaç elektronik para kuruluşu lisans almıştır. Birlik genelinde tek pasaport ilkesi denilen tek ülkeden alınan yetki ile tüm üye ülkelerde işlem yapabilme hakkından yararlanabilen elektronik para kuruluşu ise yalnızca üç tanedir11.

Söz konusu direktifin yapılma amacı, başlangıç bölümünün dördüncü ve beşinci fıkralarında belirtildiği üzere, Avrupa Birliği ülkeleri arasında elektronik para düzenlemeleri açısından teknolojik gelişmelerin önünü tıkamamak ve elektronik paranın gelişmesine destek olmaktır. Elektronik para konusunda kullanıcıların korunması için elektronik para kuruluşlarının tanınma, yetkilendirilme ve ihtiyati denetiminin gerekliliği üzerine bu düzenleme yapılmıştır.

27 Ekim 2000’de oluşturulan direktif elektronik para kurumlarının ihtiyati denetimi ve takibi üzerinedir. Söz konusu direktif 18 fıkralık bir başlangıç bölümü ile başlar. Bu kısmın başında, direktif için alınan görüşler ve taslakları belirtilir. Başlangıç kısmı direktife neden ihtiyaç duyulduğu ve direktifte yapılan düzenlemelerde dikkate alınan hususlardan oluşmaktadır. Direktif ile elektronik para kuruluşları ve kredi kuruluşları arasındaki rekabet dengesinin korunmasının amaçlandığı belirtilmiştir. Yine tek pasaport denilen tek ülkeden alınan yetki ile tüm üye ülkelerde işlem yapabilme hakkının tanınmasının, direktifin amaçlarından biri olduğu belirtilmiştir.

2005/60/EC12
25 Kasım 2005’te oluşturulan bu direktif elektronik para hususunda yapılmış bir düzenleme değildir. Direktifin konusu, finansal sistemlerin kara para aklama ve terörizm finansmanında kullanılmasının önlenmesidir. Söz konusu direktifin 11. maddesinin 5. fıkrasının (d) bendi elektronik para ile ilgilidir. Mezkûr hükme göre, tekrar şarj olamayan cihazlarda saklanabilecek en yüksek elektronik para miktarı 150 avro ile sınırlandırılmıştır. Şarj olabilen cihazlarda ise bir takvim yılı içerisinde işleme konu olabilecek toplam miktar en fazla 2500 avrodur. Elektronik para hesabından bu süre zarfında 1000 avro ve daha fazla para çekilmiş olması durumu istisna tutulmuştur.

Düzenleme anonimlik imkânı sunan elektronik paranın, kara para aklama ve terörizmi finanse etme yolu olarak kullanılması ihtimalini ortadan kaldırmak yahut bu ihtimali verimsiz ve zor hale getirmek üzere yapılmıştır.

2006/48/EC13
30 Haziran 2006’da yapılan bu direktif kredi kuruluşları ile alakalı düzenlemeler yapmak üzere hazırlanmıştır. Söz konusu direktifin kredi kuruluşlarını tanımlayan 4/1(b) maddesinde elektronik para kuruluşları da kredi kuruluşu sayılmıştır. Ancak bu hüküm 2009/110/EC numaralı direktif ile yürürlükten kaldırılarak, elektronik para kuruluşlarına nevi şahsına münhasır/sui generis bir hüviyet atfedilmiştir.

2009/110/EC14
2009/110/EC numaralı AB direktifinde hükümler dört ayrı başlık altında düzenlenmiştir. Bu başlıklar; kapsam ve tanımlar adı altında birinci başlık, elektronik para kuruluşlarının ihtiyati denetim ve takibi için gereklilikler adı altında ikinci başlık, elektronik paranın ihracı ve paraya çevrilebilirliği adı altında üçüncü başlık ve son hükümler ve uygulama tedbirleri adı altında dördüncü başlık olacak şekilde düzenlenmiştir.

10.10.2009’da oluşturulan bu direktif elektronik para kurumlarının ihtiyati denetimi ve takibi üzerine olan ikinci direktiftir. 2000/46/EC numaralı AB direktifi ile beklenen olumlu etki oluşmadığı ve direktifin bazı hususlarda getirdiği ağır yükümlülükler, elektronik para kuruluşlarınca sağlanamadığı ve eleştirildiği için yeni bir direktife ihtiyaç duyulmuştur. Söz konusu direktif 28 fıkralık bir başlangıç bölümü ile başlar. Bu bölümün başında direktif için alınan görüşler ve taslakları belirtilir. Başlangıç bölümünün ilk iki fıkrası da direktifin çıkması için gerekli şartların oluştuğunu belirtmektedir. Buna göre, 2000/46/EC numaralı AB direktifi yeni ortaya çıkan ön ödemeli elektronik ödeme sistemlerine yasal bir çerçeve kazandırmak ve pazarı bir ihtiyati denetim altına alırken aynı zamanda güçlendirmek için kabul edilmiştir. Ancak getirilen düzenlemeler incelendiğinde, bazı hükümlerin elektronik paralar için gerçek manada tek piyasa oluşumunu ve kullanıcı dostu yeni hizmetler getirilmesini engelleyici bazı hükümler içerdiği saptanmıştır.

Söz konusu direktifin başlangıç bölümünün 15. fıkrasında, birlik dışında kalan elektronik para kuruluşlarının üye ülkelerde yer alan ortak düzenlemelerden faydalanamayacağı belirtilmiştir.

Mezkûr direktifin başlangıç bölümünün son hükümlerinde 2000/46/EC numaralı direktifin ilgası ve uyumun sağlaması için yapılması gerekenler sıralanmıştır. Bu hükümlerden 26. fıkrada söz konusu direktif hükümlerinin 2000/46/EC numaralı direktifin hükümleri yerine geçeceğinden, ilgili direktifin ilga edildiği belirtilmiştir. Bu husus, direktifin 21. maddesi ile de hüküm altına alınmıştır. 2009/110/EC numaralı AB direktifinin 27. fıkrasında ise düzenlemenin uyum içerisinde yürütülmesi gerektiğinden ve üye ülkelerin yerel düzenlemelerinin birbirinden farklı olması sebebiyle Birlik düzeyinde bunun çözümlenemeyeceğinden ötürü, Birliğin bu konuda gerekli tedbirleri almaya yetkili olduğu ancak orantılılık ilkesi gereğince bu düzenlemenin hedefleneni yerine getirmenin ötesinde bir düzenleme yoluna gitmeyeceği açıklanmıştır. Başlangıç bölümünün son maddesinde ise üye ülkelerin gerekli uyumu sağlamak adına düzenlemelerini bu direktife uygun şekilde yapmaları gerektiği ifade edilerek uyum konusundaki önem belirtilmiş ve bu husus mezkûr direktifin 16. maddesi ile de hükme bağlanmıştır.

2009/110/EC numaralı AB direktifi ile 2000/46/EC numaralı AB direktifindeki birçok husus değiştirilmiştir. Bunların en başında elektronik para kuruluşlarının kredi kuruluşu olarak tanımlanmamaları gelir. Elektronik para kuruluşlarının kredi kuruluşu olarak tanımlanmaları, elektronik para kuruluşlarına karşılaşacakları risklerden çok daha büyük yükümlülükler yükleyerek, bu kuruluşların verimli bir şekilde çalışmasının önüne geçmekteydi. Paraya çevrilebilirlik hususunda elektronik para kuruluşunun lehine olan minimum paraya çevrilebilecek miktar uygulaması, elektronik para kullanıcıları lehine kaldırılmıştır. Paraya çevrilebilirlik hususunda kullanıcıların güvenini sağlamak adına bu şekilde bir düzenleme yoluna gidilmiştir. Bunlarla birlikte muafiyet, toplanan fonların mevduat teşkil etmemesi ve herhangi faiz yahut fayda temininin söz konusu olmayacağı, minimum sermaye yükümlülükleri, müsavi işleyiş oluşturma amacı ve uyum hususlarına önceki direktifte olduğu gibi yüksek önem atfedilmiştir.

Türkiye Düzenlemeleri
Elektronik paraya ilişkin ulusal düzenlemelerimiz Avrupa Birliği düzenlemelerine nazaran daha geç gerçekleşmiştir. AB’de 90’lı yılların ortasından itibaren düzenleme hususu konuşulmaya ve üzerinde çalışılmaya başlanmıştır. Yine AB çapında ilk düzenleme 2000 yılındaki direktif ile gelmiştir. Bununla birlikte AB’de bu tarihten önce de çalışan birçok elektronik para uygulaması mevcuttu. Ancak Türkiye’de düzenlemenin öncesinde bankaların ürettiği sanal kartlar, ulaşım ve iletişimde kullanılan ön ödemeli kartlar haricinde ciddi bir çalışma söz konusu değildi. 6493 sayılı kanun öncesinde Türkiye’de resmi bir elektronik para kuruluşu da mevcut değildi.

Hâlihazırda elektronik paraya ilişkin Türkiye’deki yasal düzenlemeler şunlardır:

6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun,

Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para İhracı ile Ödeme Kuruluşları ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Yönetmelik,

Ödeme Kuruluşları ve Elektronik Para Kuruluşlarının Bilgi Sistemlerinin Yönetimine ve Denetimine İlişkin Tebliğ15.

6493 Sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun
Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun Türkiye’de elektronik para hakkında yapılan ilk düzenlemedir. Söz konusu kanun, 20 Haziran 2013’te kabul edilmiş ve 27 Haziran 2013’te Resmi Gazetede yayınlanmıştır. 43 madde ve 2 geçici maddeden müteşekkil olup elektronik para kuruluşları haricinde ödeme ve menkul kıymet mutabakat sistemleri ve ödeme hizmetleri ile alakalı hükümler de içermektedir. Kanunun hazırlanmasında yukarıda mezkûr AB direktiflerinden faydalanılmıştır.

Bu kanunun elektronik paraya ilişkin hükümleri, tanımları havi 3. maddesinde başlar. Söz konusu maddede doğrudan elektronik para hususu ile alakalı olarak; elektronik para, elektronik para kuruluşu ve fon tanımlamaları yer almaktadır.

Mezkûr maddenin (ç) bendine göre, Elektronik para,“Elektronik para ihraç eden kuruluş tarafından kabul edilen fon karşılığı ihraç edilen, elektronik olarak saklanan, bu(6493 sayılı)Kanunda tanımlanan ödeme işlemlerini gerçekleştirmek için kullanılan ve elektronik para ihraç eden kuruluş dışındaki gerçek ve tüzel kişiler tarafından da ödeme aracı olarak kabul edilen parasal değeri(ifade eder.)”. Daha önce bahsettiğimiz üzere bu tanım elektronik paranın taşıması gereken 5 unsura işaret etmektedir. Elektronik paranın taşıması gereken bu unsurlar; yetkili kuruluş tarafından ihraç, fon karşılığı ihraç, elektronik olarak saklanma, ödeme işlemi gerçekleştirme ve ihraççı dışındaki kişilerce tanınma şeklinde ifade edilebilir.

6493 sayılı kanunun 3. maddesinin (d) bendinde, elektronik para kuruluşu, yetkilendirilme kıstas alınarak“(Bu)Kanun kapsamında elektronik para ihraç etme yetkisi verilen tüzel kişiyi(ifade eder.)” şeklinde tanımlanmıştır. Bu tanımlama AB düzenlemelerinde biraz farklı bir işlev taşımaktadır. Çünkü AB düzenlemelerinde elektronik para kuruluşları, elektronik para ihraççılarının bir türü olarak tanımlanmış ve elektronik para ihraççıları adlı daha geniş bir grup düşünülmüştür. Bu gruba kredi kuruluşları, posta havale ofisleri gibi kurumlar da dâhildir. Hâlbuki bu madde bağlamında ileride incelenecek olan ve ihraççılar kapsamına dâhil olan bankalar ve PTT de elektronik para kuruluşu olarak tanımlanmaktadır. Bu husus da uygulamada ilgili kuruluşların elektronik para kuruluşlarının tabi oldukları yükümlülüklere tabi olması gerektiği gibi gereksiz bir sonuç ortaya çıkarabilir.

Fon kavramını tanımlayan (e) bendinde elektronik paralar da fon kapsamına dâhil edilmiştir.

Kanunda tanımlar kısmının ardından md. 13/1’de ödeme hizmeti sağlayıcıları tanımlanmıştır. Ödeme hizmeti sağlayıcıları tanımlanırken (b) bendinde elektronik para kuruluşlarının da ödeme hizmeti sağlayıcılarından olduğu belirtilmiştir.

Söz konusu kanunun beşinci bölümü elektronik para kuruluşları ve elektronik para ihracı başlıklı olup üç maddeden oluşmaktadır. Kanunun 18. maddesi elektronik para ihraç eden kuruluşlar başlıklıdır. Buna göre; bankalar, PTT A.Ş. ve bu kanun bağlamında yetkilendirilen kuruluşlar dışındaki kişilerin elektronik para ihracı faaliyetinde bulunmaları yasaktır. Bu madde de AB düzenlemelerine yakın bir kapsam içerse de, AB düzenlemelerinde merkez bankaları ve devletlerin kendisinin de elektronik para ihracı yapabilecekleri özellikle belirtilmiştir. Bu bakımdan AB düzenlemeleri ile ulusal düzenlemelerimiz arasında farklılık olduğu aşikârdır. Bu maddenin ikinci fıkrasında ise elektronik para kuruluşlarının BDDK(Kurul)’dan izin almak suretiyle hizmette bulunabileceği belirtilmiştir.

Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para İhracı ile Ödeme Kuruluşları ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Yönetmelik16
Elektronik para hakkında AB direktifleri, 6493 sayılı Kanun’daki düzenlemelere nazaran daha geniştir. Mezkûr kanunda direktifler doğrudan hüküm olarak ihdas edilmemiş bazı alanlar yönetmelikle düzenlenmiştir. Bu bağlamda Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para İhracı ile Ödeme Kuruluşları ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Yönetmelik, 6493 sayılı kanunda düzenlenmemiş ilgili alanları kapsayacak niteliktedir.

Söz konusu yönetmelik de kanun gibi tanımlar kısmıyla başlamaktadır. Tanımlar kısmında elektronik paraya ilişkin tanım 6493 sayılı Kanun’dakinin aynısı iken, elektronik para kuruluşları tanımı bakımından AB direktiflerine uygun olarak elektronik para ihraç eden kuruluşlar ve elektronik para kuruluşları şeklinde bir ayrıma gidilmiştir. Bu hususun düzenlenmesi yerinde olmuştur. Ancak yine de düzenleme direktifte belirlenen şekilde yapılmamıştır. Elektronik para ihraç eden kuruluşlara PTT eklenmemiş ve elektronik para kuruluşları da elektronik para ihracına yetki verilen tüzel kişiler olarak düzenlendiğinden elektronik para ihraç eden kuruluşlar da birer elektronik para kuruluşu imiş gibi bir algı oluşturulmuştur. Bu sebeple 6493 sayılı kanunda elektronik para kuruluşları ile elektronik para ihraççıları olması gerektiği gibi farklı iki küme olarak tanımlandıysa da yönetmelikte bu ayrım net bir şekilde ortaya konamamış elektronik para ihraççıları ile elektronik para kuruluşları aynı şeylermiş gibi algı oluşturabilecek bir düzenlemeye gidilmiştir. Bunun sakıncası ise elektronik para kuruluşlarına uygulanacak yükümlülüklerden muaf olacak PTT ve bankaların bu yükümlülüklere tabi tutulması şeklinde olabilir.

II. HUKUKİ DÜZENLEMELERDE ÖNE ÇIKAN HUSUSLAR
Gerek Türkiye gerekse AB hukuki düzenlemelerinde öne çıkan elektronik paraya ilişkin ortak unsurlar vardır. Bunlar elektronik para konusunda üzerinde tartışmalar olan hususlar olarak da karşımıza çıkmaktadır. Bu hususlar şunlardır; paraya çevrilebilirlik, ihtiyati denetim, muafiyet, mevduat teşkil etmeme. Hukuki düzenlemeler yürürlüğe girdiğinde önceden kurulmuş elektronik para kuruluşlarının bundan nasıl etkilenecekleri de geçici düzenlemelerin önemini artırmaktadır.

Paraya Çevrilebilirlik
Paraya çevrilebilirlik ilkesi, elektronik paranın temsili nitelikte olduğunu ortaya koymak ve elektronik para kuruluşlarının bu hususta kullanıcıları zarara uğratabilecek herhangi bir iş yapmalarını önlemek adına konulmuştur. Gerek Türk Hukukunda gerekse AB düzenlemelerinde paraya çevrilebilirliğe ilişkin hükümler bulunmaktadır. Paraya çevrilebilirlik elektronik parayı gerçek paranın temsili haline getirmesi açısından önemlidir

2000/46/EC numaralı AB direktifi, başlangıç kısmından itibaren paraya çevrilebilirliğe ilişkin değerlendirmeler bulundurmaktadır. Başlangıç kısmının 9. ve 10. maddelerinde belirtildiği üzere kullanıcının güveninin sağlanması paraya çevrilebilirlik ile mümkündür ve bu çevrilebilirlik de nominal değer üzerinden olmalıdır.

Aynı direktifin paraya çevrilebilirlik kenar başlıklı üçüncü maddesi, paraya çevrilebilirlik hususunu ayrıntılı olarak düzenlemiştir. Bu maddede elektronik para kullanıcılarının, elektronik paraların fon karşılığını talep etmelerine ilişkin hususlar düzenlenmiştir.

Buna göre söz konusu maddenin ilk fıkrasında elektronik paranın geçerli olduğu süre boyunca paranın nakit karşılığının yahut belirtilen hesaba transferinin istenebileceği ve bunun için yalnızca transfer için gerekli ücretin talep edilebileceği bunun haricinde bir ücret talep edilemeyeceği belirtilmiştir17.

Mezkûr maddenin ikinci fıkrasında ise paraya çevrilebilirliğe ilişkin hususların sözleşmede özellikle belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Çekilebilecek minimum tutarın sözleşmede belirlenebileceği ancak bunun 10 avroyu geçemeyeceği üçüncü fıkrada belirtilmiştir. Bu minimum tutar, Danimarka’da 3,35 avro, İtalya’da ise 5 avroya kadar düşürülmüştür18.

2009/110/EC numaralı direktifte ise başlangıç kısmında kullanıcıları koruma ve nominal değer üzerinden çevrilebilirlik zikredildikten sonra minimum değer dayatmanın yanlış olacağı ve yapılan masrafların karşılığı bir ücret talep edilebileceği belirtilmiştir.

2009/110/EC numaralı direktifin 11. maddesi de paraya çevrilebilirliğe ilişkindir. İhraç ve paraya çevrilebilirlik başlıklı bu maddenin birinci fıkrasına göre, üye ülkeler elektronik para ihraççılarının topladıkları fonların nominal değeri üzerinden elektronik para ihraç etmelerini sağlamalıdır. Ayrıca üye ülkeler elektronik para kuruluşlarının her an kullanıcıdan gelen talep üzerine elektronik paranın fon karşılığını vermesini sağlamalıdır.

Elektronik para kuruluşu ve kullanıcısı arasında elektronik para kullanımına ilişkin yapılan sözleşmede paraya çevrilebilirlik hususu ve paraya çevirme ihtimalinde doğabilecek ücretler hakkında bilgi bulunmalıdır ve bu sözleşme söz konusu bilgi karşı tarafa aktarılmadan kurulmamalıdır.

Paraya çevrilme esnasında ücret talebi ancak 11. maddenin üçüncü fıkrasında belirtildiği üzere bunun sözleşmede geçmesi halinde mümkün olabilir kanun koyucu bunun üç farklı şartta nasıl gerçekleşeceğini belirtmiştir. Bu şartlar; “sözleşme sona ermeden paranın geri istenmesi hali”, “eğer sözleşmenin bir sonlanma tarihi var ve kullanıcı bundan önce sözleşmeyi sonlandırmışsa”, “paraya çevrilmenin sözleşmenin sona ermesinden bir yıl sonra talep edilmiş olması halinde” şeklindedir.

Bu durumlarda talep edilen ücret yalnızca yapılan masrafı karşılayacak uygun ve orantılı bir miktar olmalıdır. Sözleşmenin sona ermesinden önce talep edilen paraya çevirme paranın tamamına yahut bir kısmına yönelik olabilir. Eğer sözleşmenin sona ermesinin üzerinden bir yıl veya daha fazla süre geçtikten sonra paraya çevrilme talep ediliyorsa ancak paranın tamamı talep edilebilir kısmi paraya çevirme talep edilemez.

Elektronik para kullanıcısı değil de tüketici olmayıp elektronik para kabul eden kişinin paraya çevirme hususunda hakları elektronik para kuruluşu ile aralarındaki sözleşmeye göre belirlenir.

6493 sayılı Kanunda paraya çevrilebilirlik hususu şu şekildedir. Kanunun 20. maddesinin kenar başlığı elektronik para ihracıdır. Bu maddenin ilk fıkrası ile fon karşılığı ihraç hususu netleştirilerek, alınan fon kadar elektronik para ihracı yapılabileceği belirtilmiştir. 2000/46/EC numaralı AB direktifinin 1/3(b)ii maddesi de benzer hükmü muhtevidir.

Söz konusu maddenin ikinci fıkrasında ise yatırılan fonların gecikmeksizin elektronik paraya çevrileceği hususu ifade edilerek, elektronik para kullanıcıların gecikmeden kaynaklı muhtemel zararı önlenmek istenmiştir. 2000/46/EC numaralı AB direktifinde bu husus, md. 2/3’te“derhal”olarak ifade edilirken, 2009/110/EC numaralı AB direktifinde 6493 sayılı kanunumuzda geçtiği şekli olan “gecikmeksizin”ibaresiyle değiştirilmiştir. Bu husus, elektronik para karşılığında temin edilen fon için faiz ve herhangi bir fayda sağlanamayacağı hususuyla da yakın ilişki içerisindedir.

Mezkûr maddenin üçüncü fıkrasında elektronik para karşılığında toplanan fonların 5411 sayılı kanunda belirtilen bankalar nezdinde tutulacak hesapta bloke edileceği belirtilmiştir. Bu husus, elektronik para kuruluşlarının elektronik para ihracı işini yapmaktan elde edeceği faydayı ciddi anlamda ortadan kaldırmaktadır. AB düzenlemelerinde fonların ne şekilde kullanılabileceğine ilişkin ciddi yaptırımlar olmasına rağmen bu şekilde bir düzenleme 6493 sayılı kanunda yer almamaktadır. Bu husus elektronik para ihracı için toplanan fonun mevduat teşkil etmemesi ile de bağlantılıdır.

Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para İhracı ile Ödeme Kuruluşları ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin yedinci maddesi elektronik paranın paraya çevrilebilirliği başlıklıdır. Bunun birinci fıkrasına göre talep üzerine paraya çevirme gecikmeksizin yerine getirilmelidir. İkinci fıkrada da belirtildiği üzere, paraya çevrilme sahip olunan elektronik paranın tamamına yönelik olabileceği gibi kısmi de olabilir. AB direktiflerinde bu husus sözleşmenin sona ermesinden önce ve sona ermesinden sonra şeklinde iki kısma ayrılarak ayrıca incelenmiştir. Ulusal düzenlemelerimizde bu şekilde geçmesi kullanıcı açısından daha olumlu olmuştur. Üçüncü fıkrada AB direktifleri ile uygun şekilde, fona çevirme ile alakalı yükümlülük ve ücretlerin sözleşmede açıkça belirtilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Fona çevirme ihtimalinde talep edilebilecek ücretler de AB düzenlemeleriyle ortak olarak sözleşmenin sona ermesinden önce, sözleşmede belirlenmiş son kullanma tarihinden önce yahut son kullanma tarihinin geçmesinin üzerinde bir sene ve daha sonra talep edilmesi halleri ile sınırlandırılmıştır. Yine AB düzenlemelerinde olduğu gibi ücret yapılan masrafla orantılı olmalıdır. Kullanıcının tüketici olmaması ihtimali de istisna tutulmuştur.

İhtiyati Denetim
Elektronik para kuruluşlarının yedinde kullanıcılarına ait büyük miktarda para bulundurmalarından ötürü bir denetime tabi tutulmaları gerekliliği açıktır. Ancak yapılan düzenlemelerle getirilen denetimin, olması gerekenden çok daha ağır bir denetim öngördüğü doktrinde dile getirilmiştir19. Bizzat düzenlemelerde dahi bu husus yerini bulmuş ve 2009/110/EC numaralı AB direktifinde 2000/46/EC düzenlemesinde getirilen düzenlemelerin yerinde olmadığı, elektronik para kuruluşlarını olması gerekenden fazla kısıtladığı belirtilmiştir. İhtiyati denetim elektronik para kuruluşlarını denetleyerek kullanıcıları korumak açısından önemli olmakla birlikte bunun için alınan önlemlerin elektronik para kuruluşları kârlılığını düşürdüğü açısından eleştirilmiştir.

Elektronik para kuruluşlarına ilişkin iki AB direktifi de elektronik para kuruluşlarının ihtiyati denetimi ve takibi başlığını taşımaktadır. Elektronik para direktiflerinin amacı bu kuruluşlarının denetimini sağlamaktır.

2000/46/EC numaralı AB direktifin başlangıç kısmının 11. ve 13. fıkraları konuya ilişkin olarak iki maddede de elektronik para kuruluşları, kredi kuruluşları ile karşılaştırılmış ve bu bakımdan bir denetime ihtiyaç duyulduğu belirtilmiştir. 11. fıkrada denetimin hantal bir yapıda olmaması gerektiği belirtilmiştir.

2000/46/EC numaralı AB direktifinin birinci maddesinin beşinci fıkrasına göre, elektronik para kuruluşlarının yapabileceği işlemlere birtakım sınırlar getirilmiştir. Fıkranın (a) bendinde elektronik para kuruluşları elektronik paranın ihracı ve yönetimi ile alakalı ve diğer ödeme sistemleri ihracı işleri ile uğraşabilirler ancak kredi sağlamak bu işlerden biri olamaz20. (b) bendine göre ise elektronik para kuruluşu diğer kuruluşlar adına veri saklama işi yapabilir. Ayrıca elektronik para kuruluşlarının diğer kuruluşlarda ortaklıklarının bulunması da mümkün değildir. İstisnası ise elektronik para ihracına ilişkin işleriyle alakalı kurumlardır. Bu sınırlandırmalar elektronik para kurumlarının banka hüviyeti kazanmaması için getirilmiş düzenlemelerdir. Düzenlemelerin aşırı olduğu ve elektronik para kuruluşlarının çalışma alanını çok daralttığı iddia edilmiştir21. Ancak düzenlemeler elektronik para kuruluşlarının istikrarını korumak amaçlıdır22.

2000/46/EC numaralı AB direktifinin altıncı maddesinde direktifin 4. ve 5. maddelerinde sıralanan başlangıç sermayesi, özkaynak yükümlülükleri ve yatırım sınırlamalarının kontrol süresi belirtilmiştir. Buna göre yılda en az iki kere kontrol yapılmalıdır. Bu kontrol elektronik para kuruluşlarının kendileri tarafından yapılabileceği gibi ilgili bilgilerin yetkili otoritelere gönderilmesi suretiyle yetkili otoritelerce de yapılabilir. Üye ülkelerden Polonya hariç tüm ülkeler yılda en az 2 kontrol hükmünü kabul etmişlerdir. Polonya’da yılda bir kontrolün yeterli olacağı şeklinde düzenleme yapılmıştır. Bunun haricinde kontrolleri aylık seviyeye kadar çıkaran ülkeler söz konusudur.

Yine 2000/46/EC numaralı AB direktifinin yedinci maddesinin kenar başlığı sağlam ve ihtiyatlı işleyiştir. Bu maddeye göre elektronik para kuruluşlarının yönetim, idare ve muhasebesinin sağlam ve ihtiyatlı prosedürlere tâbi olması ve yeterli iç kontrol mekanizmasına sahip olması gerekir. Bu kontrol mekanizmaları gerek finansal gerek finansal olmayan risklere cevap verebilecek nitelikte olmalıdır. Kendi faaliyet alanı ile bağlantı olarak operasyonel veya yardımcı işler yapan herhangi bir kuruluş ile yapılan işbirliğine ilişkinin teknik ve prosedürel riskler de buna dâhildir. Maddede elektronik para kuruluşunun işleyişinin sağlam olması, dolayısıyla elektronik para kullanıcılarına olan yükümlülüklerin yerine getirilmesi hususunda herhangi bir sorun çıkmaması adına bu şekilde düzenleme yapılmıştır.

2009/110/EC numaralı AB direktifinde ise 2000/46/EC numaralı AB direktifinde öngörülen denetimin ağırlığı başlangıç kısmının dokuzuncu fıkrasında zikredilmiştir. Buna göre, elektronik para kuruluşlarına yönelik ihtiyati denetim hususu kurumların muhatap oldukları riskler göz önünde bulundurularak gözden geçirilip düzenlenmelidir. Bu düzenleme ödeme kuruluşlarına yönelik olarak düzenlenen 2007/64/EC numaralı AB direktifi ile uyumlu olmalıdır. Dolayısıyla belirtilen direktifin ilgili maddeleri mutatis mutandis/gereken değişiklikler göz önünde bulundurularak elektronik para kuruluşlarına da herhangi bir önyargı olmadan uygulanmalıdır. Fıkranın devamında, belirtilen direktifteki bazı atıfların bu durumda nasıl anlaşılması gerektiği belirtilmiştir.

2009/110/EC numaralı AB direktifinin üçüncü ve yedinci maddeleri de ihtiyati denetim için bazı yollar belirlemiştir. Genel ihtiyati kurallar başlıklı üçüncü maddenin birinci fıkrasına göre, 2007/64/EC numaralı AB direktifinin 5, 10 ila 15, 17/7 ve 18 ilâ 25 maddeleri gereken değişiklikler göz önünde bulundurularak elektronik para kuruluşlarına da uygulanır. Belirtilen maddeler ödeme kuruluşlarının yetkilendirilme ve yetkisinin sürdürülmesine ilişkin düzenlemelerdir.

2009/110/EC numaralı AB direktifinin üçüncü maddesinin ikinci fıkrasına göre elektronik para kuruluşları elektronik para karşılığında topladıkları fonları değerlendirme biçimini değiştirdiği takdirde yetkili otoriteleri buna ilişkin bilgilendirmeleri gerekir. Önceki direktifte buna ilişkin bir düzenleme olmadığından elektronik para kuruluşlarının fon değerlendirmeleri açısından daha sıkı bir kontrole alındığı söylenebilir.

2009/110/EC numaralı AB direktifinin üçüncü maddesinin üçüncü fıkrasına göre elektronik para kuruluşlarının ortaklığına katılmak, ortaklığından ayrılmak, ortaklık payını artırmak veya düşürmek isteyen gerçek veya tüzel kişiler yetkili kurumları bu işlem ve bu işlemdeki amaçları ile alakalı bilgilendirmeleri gerekir. Teklif olunan alıcı gerekli bilgileri yetkili otoriteye sağlar. Yetkili otoriteler teklif olunan kişiyi uygun bulurlarsa görüşlerini bu şekilde açıklarlar. Teklif olunan kişi yetkililerce uygun bulunmazsa gerekli tedbirler alınarak işlem sonlandırılır. Bu tedbirler ilgili müdür ve yetkililere yönelik tedbir kararları veya yaptırımlar şeklinde olabileceği gibi söz konusu hisse sahibinin oy hakkının askıya alınması şeklinde de olabilir. Belirtilen bilgileri sağlamayan tüzel kişiler de aynı şekilde tedbirlere konu olabilirler. Eğer yetkili otoritenin itirazına rağmen işlem gerçekleşirse -alınacak diğer tedbirlerden bağımsız olarak- söz konusu hisse sahibinin oy hakkı askıya alınır ve hâlihazırda vermiş olduğu oylar geçersiz sayılır. Elektronik para kuruluşları tarafından elektronik para ihracı dışında yapılan işlerle alakalı olarak üye devletler yetkili otoriteleri bu fıkrada geçen önlemleri almaktan muaf tutabilirler. Önceki direktifte yer almayan ve elektronik para kuruluşlarının işleyişlerini sürdürmelerinde sorun oluşturabilecek ve dolayısıyla elektronik para kullanıcılarını zarara uğratabilecek bu husus düzenleme kapsamında denetim altına alınmıştır. Belirtilen önlemler ciddi yaptırımlar içermektedir.

Üye ülkeler elektronik para kuruluşlarına kendi adlarına elektronik para ihracı yapmaları için yetki verebilirler. Ancak bu durumda 2007/64/EC numaralı AB direktifinin 25. maddesinde öngörülen prosedüre uymaları gerekir.

2009/110/EC numaralı AB direktifinin üçüncü maddesinin son fıkrasına göre elektronik para kuruluşları acenteler üzerinden elektronik para ihracı yapamazlar. Ancak 2007/64/EC numaralı AB direktifinin 17. maddesinde tanımlanan şartlar sağlandığı takdirde 2009/110/EC numaralı AB direktifinin 6/1(a) maddesinde tanımlanan ödeme hizmetlerini acenteler üzerinden sunabilirler.

2009/110/EC numaralı AB direktifinin yedinci maddesine göre ise üye ülkeler elektronik para kuruluşlarının elektronik para ihracı neticesinde topladıkları fonları 2007/64/EC numaralı AB direktifinin md. 9/1 ve 9/2 hükümlerine göre korumalarını sağlamalıdır. Ödeme aracı olarak kullanılacak fonların elektronik para kuruluşunun ödeme hesabına geçmedikçe korunması gerekmez. Aksi takdirde 2007/64/EC numaralı AB direktifinde belirtilen süre neticelenene kadar korunur. 2007/64/EC numaralı AB direktifinin 4/27 maddesi gereği bu süre beş iş günüdür.

Maddenin ikinci fıkrasında da yatırımların değerlendirilmesi hususu incelenmiştir. Buna göre ilgili direktifte belirtildiği üzere sermaye bedeli özgün riski % 1,6’nın üzerinde olmamalıdır. Yatırımlar yüksek oranda likit, paraya çevrilebilir ve düşük riskli yatırım alanlarında muhafaza edilmelidir. İstisnai durumlarda yetkili kurumlar elektronik para kuruluşlarına gerekli değerlendirmeler üzerine yatırımlarını belirtilen tipte olmayan şekilde değerlendirmesine izin verebilir.

Elektronik para kuruluşlarının elektronik para ihracı haricindeki -2009/110/EC numaralı AB direktifinin 6/1(a) maddesinde tanımlanan- işlerine 2007/64/EC numaralı AB direktifinin 9. maddesi uygulanır.

Aynı direktifin 14. maddesinde ise enflasyon veya değişen teknolojik şartlara uygun olarak önlemler alınabileceği belirtilmiştir.

6493 sayılı kanunun 18. maddesinin üçüncü fıkrasında ise elektronik para kuruluşlarının başlangıç sermayesi ve yükümlü olduğu diğer hususlar belirtilmiştir.

henüz yorum yok
 0224 999 11 16
0537 850 48 97
avkahramanabdussamed@gmail.com
Kükürtlü Mh. Kükürtlü Cd. No: 67
Tan İş Merkezi B Blok Kat: 3 No: 7
Osmangazi/Bursa

Ara

Lisans Bilgisi

Hata! Lisans henüz aktif değil


×

Web sitesi lisansınız henüz etkinleştirilmedi veya lisans süresi doldu.


Yeniden dene

  • Web siteniz çalışıyorsa ve şimdi çalışmıyorsa, lütfen web barındırma şirketinizle iletişime geçin. Bu web sitesi, alan adı veya barındırma için ödeme yaptığınız şirkettir.
  • Web siteniz henüz çalışmıyorsa, muhtemelen lisansınız yoktur. Yardım için web barındırma şirketinizle iletişime geçebilir veya kendi başınıza bir lisans alabilirsiniz.
    Oturum Aç Alan Lisansı Alın